A-Classroom-Of-enthusiastic-students

Eğitimin geliştirilmesi ve değiştirilmesi adına dünya genelinde bir hareketlilik var.Eğitim son zamanlarda küresel platformlarda daha çok yer almaya başladı.Öğretmenliğin saygınlığını artırmak ve hak ettiği değeri kazandırmak için ise global öğretmen ödülleri henüz verilmeye başlandı.Öğrenmeyi dönüştürmek adına dünya genelinde manifestolar yayımlanıyor. Eğitimci liderliğin öncü isimleri, eğitime gönül verenler eğitimin geliştirilmesi ve dönüştürülmesi üzerinde kafa patlatıyor. Pedegoglar, çocuk uzmanları, öğretmenler, aileler eğitim sistemindeki yanlışlıklardan ortaya çıkan sorunları ve bu sorunların çocuklar üzerindeki derin etkilerini tartışıyor.Konferanslarda, eğitim seminelerinde, sempozyumlarda giderek artan tutkulu ve istekli eğitim gönüllüleri enerjilerini, zamanlarını hatta paralarını eğitime daha fazla katkı verebilmek için harcıyor.

Eğitimde ön plana çıkmış ülkelerin başarısı iyi yetiştirilmiş öğretmenleri sayesindedir.Kaliteli bir öğretmen kaliteli bir eğitim sunar.Kaliteli eğitim sunan bir öğretmene sahip olan öğrenci de kaliteli olur.

Bu başarının ve kalitenin elbette bir gecede olması beklenemez.Deneme cesaretimizi kaybetmemeliyiz. Başarıya ulaşamayacağımızı, bir şeyleri değiştiremeyeceğimizi düşünmeden içimizde barındırdığımız potansiyeli sonuna kadar kullanmalıyız.Eğitimcinin eğitimine dair düşüncelerimizi yeniden düzenleyerek imkansızı mümkün hale getirmeliyiz.Üniversitlerin eğitim fakültelerinde öğretilen teorik bilgiler yeterli olmadığı gibi bazı derslerin günlük hayatta pratik bir değeri de yok.Hatırlıyorum sınıf yönetimi diye bir dersimiz vardı.Bu dersin tam olarak amacını dahi öğrenemeden dersi en yüksek notla geçtik.Belki o zamanlar öğretmen adayları da sınıf yönetiminin öneminin farkında değildi.Daha doğrusu önemi yeterince hissettirilmemişti.Biz öğretmenlerimizi nasıl yetiştirirsek onlarda öğrencilerini o şekilde yetiştirir.

Bir okulda yönetici öğretmenler ile güvenli bir bağ oluşturamamış ise o okulda ki başarı yüzde elli düşer.Yöneticisiyle positif bağ kuramamış bir öğretmen öğrencisiyle de bağ kuramaz.Öğrencisiyle bağ kuramayan, öğrencisine kendisini sevdiremeyen öğretmen de başarılı olamaz.

Öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerini desteklemeyen kurumlar ve meslek hayatına atıldıktan sonra öğrenmeyi bırakan öğretmenlerin çalıştığı kurumlar başarılı olamaz.Bu ikisinden en az birini kendisinde barındıran kurumun kısmende olsa başarılı olma ihtimali var.

Eğitim kurumlarının yöneticilere değil liderlere ihtiyacı var.

Yöneticiler kontrol ederler yanlış yaptığında ise hesap sorarlar.Liderler ilham kaynağıdır öğretmenleri hep motive ederler.Öğretmenleri kullanan onlara sürekli emirler yağdıran bir yöneticinin öğretmenlere hiçbir katkısı olmaz aksine çok zararı olur.Bu tür yöneticiler o anın sadece sorunsuz geçmesini isterler.Oysa lider okul yöneticileri öğretmenlerin gelişmesi için uğraşır,rica eder ve yarınları düşünerek hareket eder.

Eğitim kurumları öğretmenlerin mesleki gelişimlerini göz ardı etmeyip sürekli yeni yaklaşımlar ve stratejiler üretmelidir.Eğitimciler ise mesleki gelişimi alışkanlık haline getirmeli, öğrenme işini mütemadiyen hayat boyu devam ettirmelidir.

Mesleki gelişime katkı sağlayacak yeterli zamanın olmadığını dillendiren eğitim kurumlarını ve eğitmenleri duyar gibiyim.Zaman karşımıza hep bir bahane olarak çıkar.Öğretmenler mesleki gelişimlerini sürdürebilmeleri için yeteri kadar zaman olmadığından şikayet ederler.Mesleki gelişim bir iş değildir ama onca iş yükü arasından kendisini geliştirme fırsatı bulamayan öğretmenlerimiz oldukça fazladır.İş yükü fazla olan öğretmenlerin iş yükleri hafifletilmeli ve ihtiyaç duydukları zaman onlara verilmedir.Kaybetmeyeceğimiz tek yatırım eğitimciyedir.Eğitime yatırımda risk ve endişe yoktur.

Başarılmayı bekleyen tonlarca şey orada bizi bekler.Vizyon sahibi amaçlı öğretmneler,o amaca ulaşma tutkusuyla topluma daha iyi bir hizmet verebilmek için hayat boyu mesleki eğitime devam etmelidir.

Bir Sonraki Yazı: Birey Odaklı Yaklaşım