1920269_668640356554117_641613988120618242_nİnsan yüce ve şerefli bir varlıktır.Ruh ve beden olarak mükemmel şekilde yaratılmıştır.Bütün güzellikler insana eksiksiz ve kusursuzca nakşedilmiştir.Bu güzelliklerin devam edebilmesi ve insanın ruhunda yaşayabilmesi,yücelebilmesi insanın kendisine yani; insanın iyiye ve doğruya yönelmesine bağlıdır.Sokaklara baktığımızda islamdan ve imandan pek haberi olmayan giderek daha da dünyevileşen bir güruhtan bahsedebiliriz.İçler acısı bu gidişat çok endişe vericidir.İslami emir ve yasakları hayatında tatbik etmeyen müslüman anne ve babalar çocuklarının çağdaş ve özgür yaşama düşüncelerini kabul etmiş durumdalar.Onların manevi değerlerini umursamayıp sürekli zengin olmayı,kariyer sahibi olmayı aşılayıp durmaktadırlar.Bu bir neslin çöküşünün resmidir.İzzetli ve korkusuzca her sıkıntıya göğüs gererek hakikatı haykıran neslin sesinin kısılışıdır.

Hamdolsun ki dünyanın cazibesine ve tuzaklarına kapılmayan neslin yetişmesi için olanca gücüyle gayret eden anne babalar da var.Değerlerimizi ötelere ulaştıracak anne babaları ve onların çocuklarını gördükçe şükrediyorum.İlahi bilgileri ve becerileriyle yanan yüreklere su oluveriyorlar.Dünyayı ve onun içindekileri arzu etmiyorlar.Yaşayabilecekleri kadar kazanıyorlar,az ile yetiniyorlar.Tek dertleri hakikatten ayrı düşenlere ulaşıp onlara doğruları anlatmak.

Müslüman geçinmek ve müslümanca yaşamak arasında çok hassas çizgiler var.Müslüman geçinen bir aile kendi bildiklerinin çocuklarına da yeteceğini zanneder.Televizyon kanallarında sürekli dolaşan popüler hocaları dinleyerek dini yaşadığını düşünür.Yaşamaz ama sosyal mecrada sürekli dini bilgiler paylaşır.Çocuklarına din konusunda gereken hassasiyeti göstermez.Kendi ruhuhunu aydınlatamadığı gibi başkasına da ışık veremez.Çocuklarının sadece dünyevi işlerde başarılı olmasını arzu eder.Çocuğunun din ve ahlak bilgisini hep erteler.Büyüyünce der,dersleri hafifleyince der,kendi isteyince der.Çocuğunun dini terbiyesini hep dünya meşkalelerinin gölgesinde bırakır.

Müslümanca yaşayan hayatı boyunca hem öğrenir hem öğrendiklerini yaşar hem de öğretir.Kendini ve neslini Kuran’ın ve sünnetin bekçisi olarak görür.Alnı secdededir.Alnı secdeli çocuklar yetiştirir.Ahlakı Kuran ahlakıdır.Neslide o ahlak üzere gelir.Gösterilen yolda dosdoğru yürür.Çocuklarına küçük yaşta helal ve haramı öğretmiştir.Minicik çocuk tabağını sünnetlemeden kalkmaz sofradan.Besmele çekmeden,elini yıkamadan oturmaz o sofraya.Masaya dökülen ekmek kırıntılarını tek tek toplar atıverir ağzına.Öğretmiştir anneciği göstermiştir babacığı.Müslümanca yaşayan ahireti içinde çalışır dünyası içinde.Dünyalık kaybettiklerine üzülmez.Amacına ulaşmak için hedefe giden yolda mücadele eder.Ruhuna bir hastalık musallat olursa ondan hemen kurtulur,korunur.Hz Allah’ın sıfatlarının dipsiz derinliğine dalar,O’nunla olur.Hz Allah’a ve yoluna gönül vermişlerden bir an olsun ayrılmaz.İyi niyetlidir,gayretlidir ve neticesini hep Hz Allah’tan bekler.Çocuklarına değerlerini anlatır,sevdirir asla nefret ettirmez.Çocuk büyüyünce öğrenir demez asla.Yedi yaşına gelir gelmez hemen namaz kılmaya alıştırır,namazı sevdirir.Evde sürekli namaz kılan anne-babayı gören çocuk zaten görsel olarak namaz kılmayı içselleştirmiştir.Tabi biz namazımızı kılmıyorsak,çocuklarımızla camilere gitmiyorsak onlardan da tam olarak namaza hassasiyet göstermelerini pek bekleyemeyiz.

Yaşadığımız zaman çocuklara dini eğitim verme açısından gerçeketen çok zor bir zaman.Bizler çorak topraklarda güzel kokulu gardenya çiçekleri yetiştirmek zorundayız.Küçükken kıyamadığımız çocuklarımız büyüdüğünde bitip tükenmez hazların ortasında kendini bulacaklar.Vaktinde atılmayan tohum yeşermez.Bu yüzden çocuklarımızı bizim istediğimiz gibi değil bizden Hz Allah’ın istediği gibi yetiştirelim.

Ben yaşamadım kızım yaşasın,ben yapmadım oğlum yapsın anlayışında olan ailelerin seslerini duyarsınız.Bu seslerin sahipleri çok ciddi bir mesuliyet altındadırlar.Çocuklarımızı dünyevi hayata hazırladığımız gibi onları uhrevi hayatada hazırlamak mecburiyetindeyiz.Anne babanın evladına en güzel mirası ahlak ve edeptir.Ahlak ve iffet bizim kalemizdir.Kalemizi yıktırmamalıyız,yıkmamalıyız.Onu öyle sağlam inşa etmeliyiz ki yıkmaya teşebbüs dahi edilmesin,yıkılmayacağı bilinsin.

Rehberimiz belli,yapılanlar açık,bizden beklenenler net.Biz her ne olursa olsun,nerde olursak olalım,hangi çağda yaşarsak yaşayalım bütün gücümüzle iyi insan olmaktan,ahlaklı,faziletli,başarılı,vasıflı bir müslüman olmaktan asla vazgeçmeyelim.
Çocuklarımızı adam edecek asıl ve temel değerleri önce kendimiz yaşayalım sonra nasıl yapacaklarını çocuklarımıza gösterelim,onlara model olalım ve onlardan da öyle yapmalarını isteyelim.

Bir Sonraki Yazı: Vicdan Eğitimi